Binalarda Pandemi ve Enfeksiyon Kontrolü
Pandemi ve Enfeksiyona Dayanımlı Bina Tasarımı Nedir?
Küresel ısınma ve sonucunda ortaya çıkan iklim değişikliği dünya yaşamını yeni bir boyuta geçirmiştir. İklim değişikliğinin dünyadaki tehlikeli etkilerinden birisi olan salgın hastalıklar ile dünya 2000’li yılların başında tanışmaya başlamıştır. Buna somut bir örnek olarak Coronavirüs hastalığı 2019 yılında başlamış, insanlığı tehdit eden önemli bir pandemi olarak dünyada yüzbinlerce kişinin hayatını kaybetmesine neden olmuştur.
İnsan sağlığını korumak için pandemilerin önüne geçilmesi şarttır. Pandemilerin engellenmesi ise sadece sağlık tedbirleri ile mümkün olmamaktadır. Binaların ve hatta şehirlerin tasarım ve planlamaları insanları pandemilerden koruyacak bir şekilde yapılmalıdır.
Günümüzde insanlar, hayatlarının %90’nından fazlasını binalarda ve kapalı ortamlarda geçirmektedir. Çalışanların ofis ortamları, konut ortamları, AVM’lerin iç ortamları, karantina merkezleri, hastaneler, eğitim kurumları binaları pandemiye ve enfeksiyona dayanımlı olmaz ise, hastalıkların bulaşma olasılıkları ve dolayısıyla bulaşma hızları artmakta, binalarda iş sağlığı ve güvenliği ortamı dahi oluşamamaktadır.
Binaların pandemiye uyumlu olması için parçacı, ürün bazlı ve kısmi çözümler sonuç vermemektedir. Binalar pandemiler için mutlaka bütüncül bir yaklaşımla tasarlanmalı ve inşaa edilmelidir. ECOBUILD, Pandemi ve Enfeksiyona Dayanımlı Sağlıklı Bina Tasarımı hizmetini uluslararası standartlara uygun olarak oluşturmaktadır. Binalarda Pandemilerin önüne geçilmesi için, bütüncül ve çok boyutlu bir projelendirme yapmaktadır. Tüm çalışmalar uluslararası normları, WELL Sağlıklı Bina ve LEED gibi Yeşil Bina sertifikasyon şartlarını sağlamakta ve enerji verimli olmaktadır.
Pandemi ve Enfeksiyona Dayanımlı Sağlıklı Bina tasarımının uluslararası norm ve standartlara uygun tekniklerle hesaplanması, hukuki şartların küresel bazda geçerlilikleri için bir zorunluluktur.
Binalarda Pandemi ve Enfeksiyon dayanımı tedbirleri için mutlaka uzman danışmanlardan yararlanılması gereklidir. Ürün bazlı ve parçacı yaklaşımlar kesinlikle sonuç vermemektedir.
Binalar kullanıcılarının sağlığına doğrudan etki yaparlar. Bu etkiler 120 civarında hasta bina sendromunu kapsadığı gibi, çok tehlikeli olarak COVID-19 gibi pandemileri de kapsamaktadır. Binalarda bütüncül bakış açısı ile oluşturulmuş tedbirler alınmaz ise, bina kullanıcıları çok kısa süre içinde bulaşıcı hastalığa maruz kalmakta, uzun süren tedavi sürecinde çalışamamakta, sağlık giderleri devlete ve işverenine yük olmakta, hatta COVID-19 gibi pandemilerde ise büyük oranlarda ölebilmektedir. COVID-19 6 ay içinde dünya ekonomisine 6 trilyon USD zarar vermiştir.
Bozulan iklim hiçbir zaman eski haline dönmeyeceğinden, pandemiler de sürekli olarak hatta artan oranda insanlığı tehdit etmeye devam edecektir. Dünyada halen bir çok pandemi hayvanlarda da yaşanmaktadır. Bu nedenle COVID-19 ve öncülleri olan SARS ve MERS gibi vektör virüslerin neden olduğu pandemilere geçici olarak değerlendirme yapılmamalıdır. Pandemilerin olumsuz etkileri binalarda ve şehirlerde artarak yaşanmaya devam edecektir.
İşte bu nedenle binaların, şehirlerin, altyapıların, ekonomi, sosyal sistemler ve ekosistemlerin iklim değişikliğinin beklenen etkilerine karşı dirençlerinin arttırılması gereklidir. Bina projeleri geleneksel yaklaşımlar ile yapılmaya devam etmemelidir. Mevcut geleneksel bir bina tasarım pratiğinin pandemilere karşı dayanımlı olmadığı COVID-19 pandemisi ile kanıtlanmıştır.
ECOBUILD, Pandemi ve Enfeksiyona Dayanımlı Sağlıklı Bina Tasarımı hizmetini uluslararası standartlara uygun olarak oluşturmaktadır.
-
Isıtma-Soğutma-Havalandırma-Sıhhi Tesisat Sistemleri
-
Elektrik-Aydınlatma Sistemleri
-
Mimari Tasarım Kriterleri
-
İşletme Aşaması Uygulamaları
-
İnşaat / Renovasyon Aşamalarını İlgilendiren Tedbirler
-
WELL ve LEED Standartlarının Uygulanması
Binalarda Tedbirler Bütüncül Olarak Ele Alınmalıdır
Bilinen Uygulamalar Yetersizdir ve Mimari Tasarım Gereklidir
Salgın hastalıklar devam edecektir. Salgın hastalık sonrası ekonominin yeniden çarklarının dönmesi için binalar ve diğer çalışma ortamları salgın hastalıklara karşı dayanıklı hale getirilmelidir. Çalışma ortamları dayanıklı hale getirilmez ise, salgın hastalık tekraralanabilecek, kısa sürede hassas kurumlar da dahil olarak devlet mekanizmasını olumsuz etkileyebilecektir.
Binalarda Salgın Hastalıklara Karşı Uygulanacak Teknik Rehberler ECOBUILD tarafından uluslararası standartlara uygun olarak, mevcut ve yeni bina/ofislerin yenilenmesi için kullanılmaktadır.İlk öncelikli olarak Mevcut Binalarda ve sonrasında Yeni Yapılacak Binalarda ve Kapsamlı Yenilemelerde salgın hastalıkların yayılmasına karşı alınması gereken önlemler rehberler eşliğinde ele alınmalıdır.
ECOBUILD Projelerinde yer alan tedbirler salgın hastalıklara yol açan bakteri ve virüslerin bina içine girme ihtimalini en aza indirmeyi, eğer girmişse bina içinde yayılımını ve bina kullanıcılarına bulaşma riskini ortadan kaldırmayı hedefler. Salgın Hastalıklara Karşı Binalarda Uygulanacak Teknik Rehber, aşağıdaki ana konu başlıklarında 90+ farklı teknik kriteri kontrol etmektedir:
-
Ofisler
-
İş Merkezleri
-
AVM Alışveriş Merkezleri
-
Konutlar (Alçak Katlı / Yüksek Katlı)
-
Okullar ve Kütüphaneler
-
Hastaneler ve Karantina Merkezleri, Muayenehaneler vb diğer Sağlık Binaları
-
Spor Tesisleri
-
Depolar
-
Şehirler ve Mahalleler
Salgın Hastalıklara Karşı Binalarda Acilen Gerekli Tedbirler Alınmalıdır
Tedbir alınmaması halinde Coronavirus ve benzerlerine karşı bina çalışanları ve kullanıcıları korunmasızdır. Pandemiler binalarda en başta can kayıplarına, işletmelerin iflasına, ekonomik kayıplara ve hassas kurumlarda telafi edilemeyen kayıplara neden olacaktır.
ECOBUILD, Pandemi ve Enfeksiyona Dayanımlı Sağlıklı Bina Tasarımı hizmetini uluslararası standartlara uygun olarak oluşturmaktadır. Binalarda Pandemilerin önüne geçilmesi için, bütüncül ve çok boyutlu bir projelendirme yapmaktadır. Tüm çalışmalar uluslararası normları, WELL Sağlıklı Bina ve LEED gibi Yeşil Bina sertifikasyon şartlarını sağlamakta ve, enerji verimli olmaktadır.
Sıkça
Sorulan
Sorular
-
LEED sertifikası alacak olan yapıda inşaat maliyetleri artar mı?Sertifika, danışmanlık ücretleri dışında ilave maliyetler bulunmamaktadır. Entegre tasarım, projeye bilinçli yaklaşma ile önemli oranda yeşil bina hedefleri sağlanabilmektedir. Özellikle LEED Altın seviyesine kadar artan ek inşaat maliyeti olmamaktadır. Ancak çok yüksek hedefleri olan projelerde, yatırımcının en üst seviyede yani LEED Platin seviyesinde sertifika alma talebinde, yapılacak olan yenilenebilir enerji, su dönüşüm sistemleri ve diğer projede uygulanacak inovatif sistemlerin yatırımı kapsamında maliyetlerde yatırım oranında artış olmaktadır. ECOBUILD Yeşil Binalar Danışmanlık şirketi olarak disiplinler arası çalışmalardaki başarımız ile yapı maliyetlerini arttırmadan yüksek yeşil bina hedefleri ve LEED sertifikasyon seviyesi elde edebilmekteyiz. Yönlendirdiğimiz proje yaklaşımlarımız, somut verilere dayandırdığımız çözümlerimiz, optimum fayda sağlayarak yatırımcıya gereksiz ek maliyet getirmemektedir. Yeşil bina çalışmalarının bina sahibine ek maliyet getireceği düşüncesi yanlıştır. Sürdürülebilirlik uygulamaları projede doğru olarak yapıldığında bina işletme ve bakım maliyetleri %50'lere varan oranda azalmakta, binanın satış ve kiralama fiyatları da bu doğrultuda yükselmektedir. Yeşil binalarda finansal geri dönüş kısa zamanda sağlanmış olmaktadır. Yeşil bina uygulaması bina yaşam döngüsü içinde en karlı yatırımdır.
-
LEED hedefli yeşil binalarda proje süreci nasıldır?LEED Ön Değerlendirme Çalışması LEED hedeflerinin belirlenmesi için 1 günlük eco-charette yani proje çevre hedefleri toplantısı yapılarak proje ve sahanın gereklilikleri LEED kredileri baz alınarak, LEED danışmanı, proje ekibi, işveren, yüklenici ve diğer proje paydaşları birlikte incelenmektedir. Bu aşama entegre tasarım süreci için bir gerekliliktir. Bu sayede tüm proje paydaşlarının LEED hakkında bilgi edinmesini sağlanmaktadır. Proje gruplarının sorumlulukları ve başvurulması gereken LEED Sertifika seviyesi tespit edilmektedir. Söz konusu ön değerlendirme çalışmalarının sonuçlanması ile proje GBCI’a kaydedilmektedir. Tasarım Aşaması Ön değerlendirme aşamasında belirlenen proje yeşil bina hedefleri doğrultusunda gerekliliklerin sağlanması için ECOBUILD, proje ekibi ile birlikte çalışarak, enerji tasarrufu sağlamak, çevre hedeflerini arttırmek ve sertifika seviyesini arttırmak için önerileri geliştirir. Entegre tasarım aşaması yeşil bir bina projesi için en önemli aşamadır. Yeşil bina tasarımında başarının anahtarı tüm proje ekiplerinin entegre olarak hedef doğrultusunda ortak bir çalışma yapmasıdır. Bu enerji verimliliğini de önemli oranda arttırmaktadır. İnşaat Aşaması Projenin yapımı yani inşaat aşamasınde LEED inşaat aşaması gereklilikleri uygulanır. Bu gerekliliklerin sahada nasıl sağlanacağı konusunda bilgi aktarmak, uygulamaları yönelndirmek ve raporlamak LEED danışmanının görevidir. Projenin inceleme ve onayı için GBCI'a inşaat aşaması LEED kredi başlıkları konusunda çalışmalar tamamlanır. İnşaat aşamasının tamamlanması ve devreye alma sonrasında sertifika başvurusunda bulunulur. LEED Danışmanlık Hizmetleri Broşürü
-
LEED sertifikası hedefleyen binalarda hangi uygulamalar öncelikle ele alınır?Enerjiliği Uygulamaları: Enerji Verimli Bina Dış Kabuğu: Binanın enerji tüketimi önemli bir gider olduğu kadar önemli bir çevre sorunudur. Binanın işletmesi sırasında enerji ve dolaylı olarak karbon ayak izini azaltmak için bina dış kabuğunun ısı yalıtımı projesi önemli yer tutar. Yalıtım yapıda uzun vadede önemli enerji tasarrufu sağlar ve fizibilitesi olumludur. Buna paralel olarak yeşil binalarda cam seçimi enerji verimliği açısından en önemli kriterlerden biridir. Camların ısı iletim değeri ve gölgelendirme katsayısı değerleri ısıtma ve soğutma yükleri açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle LEED V4 enerji verimliliği hedefleri için LEED sertifikası hedefli yeşil binalarda genellikle gelişmiş argon gazı içerikli ikili veya üçlü cam tercih edilmektedir. Bina Su Verimliliği Yaklaşımı: Yeşil binalar az su tüketen yapılar olarak tasarlanırlar. Yapıda, su tasarruflu bataryalar, çift kademeli klozet rezervuarları ve susuz pisuar kullanılarak bina genelindeki su kullanımı azaltılmaktadır. Buna ilave olarak, gri su artıma sistemi suyun geri kullanımı açısından önemli yere sahip yeşil stratejilerden biridir. Lavabo ve duşlardan toplanan su, biyolojik arıtma sonrasında rezervuarlar, peyzaj sulama, çamaşır ve araç yıkama gibi alanlarda kullanılabilmektedir. Bina Çevresindeki Yeşil Alanlar: Doğaya saygı yeşil binaların önemli özelliklerinden biridir. Bu durum tasarımda sosyal, ekonomik ve çevresel yararları bir araya getirmek demektir. Düşük Çevresel Etkili ve Sağlıklı Malzeme Seçimi: Yeşil binalarda malzeme seçimi yapılırken üretimden kaynaklı çevre etki, iç mekan hava kalitesi, yenilenebilir, çabuk yenilenebilir, yerel malzeme olması gibi bir çok çevresel ve sağlık kriteri gözetilmektedir. Yeşil bina projesinde kullanılan ahşap malzemelerin FSC sertifikalı olması başka bir konu başlığıdır. Yapı malzemelerinin kimyasal içeriğinin denetlenmesi, sürdürülebilir madencilikten elde edilmiş olması gibi çevresel kriterler yapı malzemlerinde proje hedefine göre aranmaktadır. Bina İç Çevre Kalitesi Yaklaşımı: İnsanoğlu zamanının %90'ını kapalı alanda geçirir. Zamanımızın büyük bir kısmını geçirdiğimiz iç mekânlardaki çevre/hava kalitesi insan sağlığı, konforu ve verimliliği açısından hayati derecede önemlidir. İç mekanda kullanılan malzemelerin VOC olarak adlandırılan dışarıya vermiş olduğu kimyasal uçucu organik bileşikler oda sıcaklığında buharlaşarak kolaylıkla havaya karışmakta ve insan sağlığında kanserojen etki yapmaktadır. Bu kimyasallar karbon bazlı olup inşaat süresinde çalışanlara, bina kullanıcılarına ve aynı zamanda doğaya zarar verirler. İç hava kalitesini yükseltebilmek amacıyla binada düşük VOC içeren çevresel etkisi düşük yapı malzemeleri malzemeler seçilmektedir. Bina ve Ulaşımı: Yapının ulaşım talebi yeşil bina projelerinde denetlenir. Ulaşımdan kaynaklanan sera gazı emisyonlarının azaltılması hedeflenir. Ulaşım kaynaklı sera gazları kent emisyonlarının %39'unu teşkil eder. Alternatif yakıt ve düşük emisyonlu araçlar, ulaşımdan kaynaklanan çevresel etkileri büyük oranda azaltma olanağı sunar. Projelerde binanın toplu taşımdan, bisiklete kadar tüm ulaşım fonksiyonları planlanır.
-
LEED sertifikası hedefleyen yapılarda nasıl bir mimarlık ve mühendislik yaklaşımı uygulanır?Her bina kendine özeldir ve kendine has çözümlemeler gerekitirir. Bu nedenle entegre tasarım süreci esastır. Yani, şehir planlama, mimari, statik, peyzaj, elektro mekanik, elektrik, aydınlatma, iç mimarlık gibi tüm disiplinler entegre tasarım aşamasında birbilerinin hedeflerini bilerek ve ortak bir yeşil bina hedefine uyarak projeleri gerçekleştirirler. Bu yeşil bina sertifikasyon seviyesini arttırdığı kadar projedeki enerji verimliliği başarısını da arttırır. Yeşil binalar için mühendislik yaklaşımının temeli, iyi bir çevre bilinci ile enerji ve su tasarrufu, yüksek iç çevre kalitesi ve bina sağlık hedeflerinin tam olarak sağlanmasını oluşturmaktadır. Bu proje hedefleri sürdürülebilir devreye alma sürecinde de yeşil mühendislik yaklaşımı ile ele alınır.
-
LEED sisteminde kategoriler nelerdir?LEED V4 Bina Derecelendirme Sisteminde kategoriler aşağıdaki gibi belirlenmiştir. 1. Bütünleşik Tasarım: Ön tasarım aşamasından başlayarak disiplinler arası entegre çalışma ile projenin performans ve maliyet analizlerinin yapılması, ardından hedeflenen yeşil bina stratejilerinin uygulanmasının başından sonuna kadar takip edilmesidir. 2. Sürdürülebilir Arazi Seçimi ve Ulaşım Planlaması: Yeşil mahalle alanları içinde yer seçnmek, proje sahasının doğru seçiminden kaynaklanacak olan olumsuz çevre etkilerinin önüne geçmek, proje lokasyonunun optimum ulaşım imkanlarını kullanmasını sağlayarak ulaşım için bina kaynaklı karbon emisyon miktarını düşürmek hedeftir. 3. Sürdürülebilir Araziler: İnşaattan kaynaklanan kirliliğin önlenmesi, tasarımdan önce mevcut saha alanının değerlendirilmesi, doğanın korunması ve yenilenmesi, açık alanların oluşturulması, yağmur sularının doğaya tekrar kazandıılması, ısı adası etkisinin azaltılması ve şehir ekolojisini yok ederken enerji kaybı oluşturan ışık kirliliğini azaltmak hedeftir. 4. Su Verimliliği: Bina içinde ve dışındaki su tüketimini azaltıp, alternatif su kaynaklarını kullanarak doğal su kaynaklarını korumak ve su tüketimini ölçerek verimli sistemler konusunda stratejiler belirlemektir. 5. Malzeme ve Kaynaklar: Sürdürülebilir yapı malzemeleri hedefi doğrultusunda düşük çevresel etkili hammadde kullanımı, atık azaltımı, malzemelerin tekrar kullanımı ve geri dönüşüm sağlanmasıdır. 6. Enerji ve Atmosfer: Yapının çevre hedefleri doğrultusunda temel/ileri test ve devreye alma-doğrulama, yüksek enerji performansı sağlanması, enerji performansının optimize edilmesi, yenilenebilir enerji, bina enerji ölçümü, gelişmiş enerji ölçümü, karbon azaltımı gibi konular hedeflenmektedir. 7. İç Çevre/Hava Kalitesi: Bina iç alanında bulunabilecek kanserojenleri azaltmak, iç mekan hava kalitesini sağlamak, bina kullanıcılarına gün ışığı ve manzara sağlamak, iç hava kalitesi, ısıl, aydınlatma, görsel ve akustik konfor sağlamak hedeflerdir. 8. Tasarımda Yenilik: LEED yeşil bina kredilerinde belirtilmemiş ancak örnek uygulamalar ile pekişmiş, tüm dünyada yeşil bina uygulaması olabilecek farklı fikir ve uygulamaların desteklenmesi için yapılan çalışmalardır. 9. Bölgesel Öncelik: Tüm dünyada farklı bölge öncelikleri vardır. Bu bölge önceliklerine göre projeler bölgesel sorunlara daha duyarlı olarak yönlendirilmektedir. USGBC tarafından belirlenmiş yaklaşık 20 kredi başlığından projenin bulunduğu yere göre puan alınabilecek krediler proje ekiplerince belirlenmektedir.
-
LEED sertifikalı binalar COVID-19'a karşı koruyucu mudur?Evat, yapılan araştırmalar LEED Sertifikalı binalarda coronavirüs vakalarının yaşanmadığını göstermiştir. Bunun nedeni ise LEED sertifikalı binaların insan sağlığı ile ilgili çok boyutlu standartları yerine getirmesidir. Bu konu ile ilgili olarak Eco-Blog'da makaleleri inceleyebilirsiniz. COVID-19 hastalığı sonrasında LEED v4.1 filitrasyon standartları daha da hassas ve üst noktaya yükseltilmiştir.